|
Aşk mı Mantık mı?
Bir evliliğin yürümesi için
hangisi gerekli? Aslında bu
konu biraz karışık. Sadece
aşk bir evliliğin yürümesi
için yeterli değil. Demek ki
ortasını bulmak gerek...
Evliliğin en temel nedeni
aşk olmalı. Bu konuda hiçbir
şüphe yok. Ama evlilik
aşktan öte bazı şeyler
ister. Çünkü çok uzun
solukludur. Bu yüzden başta
duyulan heyecanlar zamanla
yerini başka şeylere
bırakır. Bunu olgunca kabul
edenler için sorun yok.
Onlar, aşktan sevgiliye
yumuşak bir geçiş yapıp
evliliklerini bu çerçevede
daha uzun yıllar
sürdürebilir. Ama ya kabul
edemeyenler.
Eşlerden biri ya da her
ikisi bu olgunluğa
erişememişse, kendini
eğitememişse ve evliliğin
yanı sıra başka hiçbir
uğraşı yoksa o zaman aşktan
sevgiye geçişi bir türlü
kabullenemeyecektir.
Evlilikte derinden
sarsılacaktır. Zaten
boşanmaların büyük çoğunluğu
aşkların parlayıp söndüğü
ilk 5 yıl içinde
gerçekleşmektedir. En sık
görülen boşanma
nedenlerinden biride aslında
heyecanın bitmesidir.
Ruhsal Doyum Şart
Aşk bir boyutuyla aşık
olunan insanın temel ruhsal
ve duygusal gereksinmelerini
sevgilisinde doyurması
demektir. İnsan bu
gereksinmelerinin ne
olduğunu tam olarak bilmese
bile bir doyum duygusu
tadar. Evlilik süresince
çoğu zaman farkında bile
olunmadan bu duygusal
gereksinmeler değişir. İşte
eşlerden birinin bu değişimi
anlamaması duyarsız ve
tepkisiz kalması, bir boşluk
duygusunun doğmasına yol
açacaktır. Ruhsal
gereksinmeleri tam olarak
karşılanmayan eş kendisinin
bir yerde eşinin ise başka
bir yerde olduğunu düşünür.
Bazı şeyler bir gün
şaşılacak bir biçimde
aralarında konuşulacak
hiçbir şey kalmadığını fark
eder. Diğer dostlarıyla
konuşmakta zevk aldıkları
konuları eşlerine açmak,
onları tartışmak gelmez
içlerinden. Bu başlangıçta
heyecanın sağlam bir
arkadaşlıkla desteklenmemiş
olduğunun göstergesidir.
Çocuk Kurtarır mı ?
Çocuğun evlilik için
kurtarıcı fikri son derece
yanlış. Ancak evliliğin
başka bir boyuta geçmesini
sağladığı da gerçek. Çocuk
mutluluk verebileceği gibi
evlilik içinde ki sorunları
artırabilir de... çocuk
doğana kadar serbest
kaygısız bir yaşam sürdüren
çiftler bir den bire ağır
bir sorumluluğu yüklenince
sıkıntı duyabilir, hatta
ruhsal çöküntü içine de
girebilirler.
Çocukla birlikte gelen bir
başka sorunda özellikle
kadında yaşanan cinsel
isteksizliktir. Kadının
kendini çocuğa adaması,
eşini ihmal etmesi, evde
aradığı ilgiyi bulamayan
erkeğin gözünü dışarı
dikmesi anlamına gelir. Bu
da kaçınılmaz bir sonuç
doğurur aldatma... elbette
bu cinsel soğukluk sadece
kadında yaşanmaz. Erkekte
eşinin hamilelikten sonra
bozulan vücudunu kabul
etmekte zorlanabilir. Bu
durumda yapılması gereken
çocuk yapma kararını
birlikte almak ve en iyi
zamanı kollamaktır.
Sonuçların iyice düşünüp
buna eşlerin birbirini
hazırlaması gerekir.
Bencilliğin Sonucu
Bencillik ve hoşgörüsüzlük
de boşanmanın en büyük
nedenlerindendir. Eşlerden
birinin diğerini ihmal
ederek kendi başına yada
arkadaşlarıyla eğlenmesi en
çok şikayet konusu olan
noktalardan biridir. Bu daha
çok kadınların yakındıkları
bir sorundur. Burada önemli
nokta kişinin karsına ya da
kocasına sadece bir eş
olarak değil aynı zamanda
bir sosyal varlık olarak da
görebilmesidir. Bir eşi
sadece evin ekmeğini kazanan
adam yada ev kadını ve
çocukların annesi olarak
görmek sonunda evliliği
çıkmaza sokar.
Cinsellik Çok Önemli
Bir evliliğin yürümesinde en
büyük etken cinsel uyumdur.
Birbirini anlayan eşler
arasında cinsellik önemli
bir sorun çıkarmaz. Evlilik
aynı zamanda karşılıklı
cinsel eğitim süreci olarak
da görülebilir. Zaman
içersinde kadın ve erkek
birbirinin cinsel eğilim ve
kapasitelerine uyum
gösterebilir. Cinsel
uyumsuzluk çoğu zaman başka
bir anlaşmazlığın sonucudur.
Kadın ve erkek cinsel
birleşmeyi reddederek
birbirinden öç alırlar.
Sonuçta aşkla başlayan
evliliğin akıl çerçevesine
oturtmakta fayda var.
Sevmediğiniz biriyle
evlenemezsiniz. Yada sırf
aşıksınız diye sizinle yaşam
tarzı hiç uymayan biriyle
aynı evi paylaşamazsınız...
|